0850 711 11 00
Anasayfa / Tedaviler / Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Göz tansiyonu (glokom), göz içi basıncının görme sinirine sürekli baskı uyguladığı, erken tanı konmazsa kalıcı körlüğe yol açabilen kronik bir hastalıktır. Basamaklı damla, lazer ve cerrahi tedaviyle kontrol altına alınır.

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Göz tansiyonu, göz içi basıncının (GİB) dengeden çıkıp görme sinirine sürekli baskı uyguladığı, başlangıçta sessiz ilerleyen ancak erken tanı konmazsa kalıcı körlüğe yol açabilen kronik bir hastalıktır. Göz içinde devamlı üretilen sıvı, trabeküler ağdan yeterince süzülmediğinde iç basınç yavaşça yükselir; bu yükseliş özellikle dış yönlerden başlayarak görme alanını daraltır. Ailesinde glokom öyküsü olanlar, elli yaş üzerindekiler, diyabet-hipertansiyon gibi damar sağlığını etkileyen hastalıkları bulunanlar ve uzun süre kortizon kullananlar basit bir tonometre ölçümüyle bile erken evrede saptanabilecek bu sinsi tablo için risk grubunda yer alır.

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir?

Göz tansiyonu, tıbbi adıyla glokom, göz içinde sürekli üretilen ve dolaşan aköz hümör sıvısının dışa drenajı yavaşladığında oluşan basınç artışını tanımlar. Normalde göz içi basıncı 10–21 mmHg aralığında kalır; trabeküler ağ adı verilen mikroskobik kanallar bu sıvıyı kan dolaşımına aktarır. Kanallar tıkandığında ya da sıvı üretimi fazla olduğunda basınç yükselir, göz küresi adeta "balon" gibi gerilir ve görme sinirine sürekli baskı yapar. Bu baskı, sinir liflerini besleyen kılcal damarların kan akımını azaltır; beslenemeyen lifler geri dönüşsüz şekilde hasar görür. Glokomun en sinsi yönü, erken dönemde belirti vermeden periferik görme alanını daraltmasıdır. Hasta genellikle merkezî keskinlik etkilenene kadar farkına varmaz; bu evrede sinir hasarının büyük bölümü kalıcıdır.

Göz Tansiyonu (Glokom) Neden Olur?

Göz tansiyonu, göz içi sıvısının (aköz hümör) üretimi ile drenajı arasındaki hassas denge bozulduğunda ortaya çıkar. Normalde sıvı, kirpiksi cisimde üretilir ve trabeküler ağ adı verilen mikroskobik kanallardan kan dolaşımına geçerek göz içi basıncını 10–21 mmHg aralığında tutar. Eğer bu kanallar tıkanır, daralır ya da sıvı üretimi artarsa basınç yükselir; artan basınç görme sinirine baskı yapar ve zamanla geri dönüşsüz lif kaybına yol açar.

Glokom Türleri

Risk Faktörleri

Göz Tansiyonu Belirtileri

Göz Tansiyonu Tanısı

Göz tansiyonu tanısı, yalnızca tonometre ile yapılan basit bir basınç ölçümünden ibaret değildir; basınç değeri normal sınırlar içinde kalsa bile görme sinirinde hasar başlayabilir. Bu yüzden tanı, birbirini tamamlayan beş temel aşamadan oluşur: tonometre ile göz içi basıncı ölçümü, gonioskopi ile drenaj açısı değerlendirmesi, biyomikroskop ve OCT ile optik sinir başı incelemesi, görme alanı testi ve kornea kalınlığını ölçen pakimetri. Tüm bu veriler bir araya getirildiğinde "glokom riskli", "erken glokom" veya "ileri glokom" tanısı konur ve kişiye özel tedavi çizelgesi oluşturulur.

Göz Tansiyonu Tedavisi

Göz tansiyonu tedavisi, temel olarak göz içi basıncını hedef aralığa düşürerek görme sinirini korumayı amaçlar ve çoğu hastada ilk basamak damla tedavisidir. Prostaglandin analogları drenaj kanallarını genişletirken, beta blokerler ile karbonik anhidraz inhibitörleri sıvı üretimini azaltır. İlacın her gün aynı saatte damlatılması, basınç dalgalanmalarını önlediği için görme siniri kaybını yavaşlatır. Tedavi ilaçlarla yeterli düşüş sağlanamadığında selektif lazer trabeküloplasti veya periferik iridotomi gibi lazer yöntemlerine yönelir. Basınç hâlâ yüksek seyrederse trabekülektomi veya mikro stent implantları gibi cerrahi seçeneklere başvurulur. Tedavi yalnızca tıbbi müdahalelerle sınırlı kalmaz; düzenli egzersiz, sigara-kafein kısıtlaması, tuzun azaltılması ve omega-3 yönünden zengin beslenme de sinir beslenmesini destekler.

Yaşam Tarzı ve Önleyici Öneriler

Sık Sorulan Sorular

Basınç hedefe inse bile görme sinirinin korunması için damlalar ömür boyu sürer. İlacı kesmek, basıncın sessizce yeniden yükselmesine ve hasarın ilerlemesine yol açabilir.

Evet, ancak her damla arasında en az beş dakika bekleyin. Böylece ilk damla yıkanmadan emilir ve ikinci damla etkin dozda gözde kalır.

Çoğu hastada damla sayısı azalır, fakat tamamen bırakmak nadiren mümkün olur. Lazer işleminden sonraki kontrollerde basınç seyrine göre damla planı yeniden düzenlenir.

Trabekülektomi veya mikro stent basıncı kalıcı biçimde düşürebilir, ancak yara dokusu oluşumu kanalı daraltabilir. Düzenli kontrolle erken müdahale edilir ve gerekirse destekleyici damla eklenir.

Orta tempolu yürüyüş ve yüzme basıncı dengelemeye yardımcıdır. Ağırlık kaldırırken nefesinizi tutmaktan ve baş aşağı yoga pozlarından kaçının; bunlar geçici basınç sıçramalarına yol açabilir.

Hayır. Hiçbir bitkisel ürün damla, lazer veya cerrahinin yerini tutmaz. Doktorunuz onay vermedikçe bitkisel takviye kullanmak tedaviyi aksatabilir.

Glokomda yaygın tedavi damla, lazer ve cerrahidir. Göz içi iğne (anti-VEGF) genellikle diyabetik retinopati gibi farklı hastalıklar için kullanılır; glokomda rutin değildir.

Yumuşak lens, damlaların emilimini azaltabilir. Sert lens ise cerrahi sonrası kapak altındaki filtreyi tahriş edebilir. Doktorunuza danışarak, lens kullanımına ara vermeniz veya numaralı gözlüğe geçmeniz önerilir.

Damlalar ilk günden basıncı düşürmeye başlar; ancak sinir hasarının durduğunu doğrulamak için görme alanı ve OCT sonuçlarının birkaç kontrol boyunca stabil kalması gerekir.

Konjenital glokomda erken cerrahi önceliklidir; damla ve lazer yetişkin planından farklı doz ve teknik içerir. Çocuk hastalar, pediatrik göz cerrahisi deneyimi olan merkezlerde izlenmelidir.

WhatsApp
Randevu Al
0850 711 11 00
Sağlık Turizmi Belgesi